İçindekiler
Pergel ve Cetvelin Kutsal Sayıldığı Yer
Türkiye’de “mühendis” kelimesinin sözlükteki karşılığı olarak kabul edilen, 250 yılı aşkın tarihiyle adeta bir mühendislik mabedidir. Ayazağa kampüsünün o bitmek bilmeyen yokuşları, öğrencilerine daha mezun olmadan hayattaki zorluklara karşı bir antrenman yaptırır. Gölet’in etrafı, hem sosyalleşme hem de “acaba bu köprünün statiği doğru hesaplanmış mı” diye düşünme alanıdır.
İTÜ’lü bir öğrenci için “hesap makinesi”, vücudun bir uzvu gibidir. Derslerin zorluğu ve projelerin yoğunluğu o kadar meşhurdur ki, öğrenciler arasında “İTÜ’de okumuyorum, İTÜ’de sürünüyorum” gibi espriler sıkça yapılır. Ancak bu zorlu eğitim, mezun olduğunda piyasada neden bu kadar aranan mühendisler olduklarını da kanıtlar niteliktedir.
Okulun en bilinen simgelerinden biri de “arı”dır. Çalışkanlığı ve üretkenliği temsil eden bu sembol, her İTÜ’lünün ruhuna işlemiştir. Taşkışla veya Gümüşsuyu gibi tarihi kampüslerinde okuma şansı bulanlar ise, ders aralarında adeta bir zaman yolculuğuna çıkar. İTÜ, sadece teknik bilgi değil, aynı zamanda bir disiplin, bir sistem ve bir problem çözme mantığı aşılar.