Coğrafya dersinde hocanın “Çocuklar, bunu unutmayın!” diyerek tahtaya yazdığı (bkz: kayıp sakal) kodlamasının ta kendisidir. Memleketin havasını mevsime göre bazen cennete, bazen de cehenneme çeviren atmosferik hadiseler bütünüdür.
Temel kural basittir: Kuzeyden gelenler palto giydirir, güneyden gelenler klimayı açtırır. Araları pek yoktur. Bu rüzgarlar sayesinde kışlarımız daha bir kış, yazlarımız daha bir cehennem olur. Gelin bu “Kayıp Sakal”ın elemanlarını tek tek tanıyalım.

Karayel
Trakya’nın ve Marmara’nın “kış geldi” deme şekli. Kuzeybatıdan “Selamün aleyküm” diyerek ülkeye giriş yapan bu arkadaş, yazın aniden bastıran sağanakların, kışın ise o meşhur “İstanbul’a yılın ilk karı yağıyor” haberlerinin baş müsebbibidir. İnsanı hazırlıksız yakalamayı sever.
Yıldız
Tam tepeden, kuzeyden esen ve adını da buradan alan rüzgar. Karadenizlilerin kankasıdır. Kışın “Ulan donduk!” dedirtir, yazın ise bunaltıcı sıcakta “Oh be, dünya varmış!” serinliği verir. Diğer rüzgarlar gibi sağdan soldan değil, direkt kuzeyden, Kutuplardan getirdiği ayazla “Ben buradayım,” der.
Poyraz
Kuzeydoğunun ayazını sırtlanıp getiren, kışın en acımasız, en keskin rüzgarı. Özellikle kış aylarında İç ve Doğu Anadolu’yu doğal buz pistine çevirme potansiyeline sahiptir. Sabah bir kalkarsınız, arabanın camları buz tutmuş, musluklar donmuş. İşte o, Poyraz’ın marifetidir. Kemiklere kadar işleyen soğuğuyla ünlüdür, adamı bıçak gibi keser.
Samyeli (Keşişleme)
Güneydoğudan vuran, çöl sıcaklarının habercisi, “Nefes alamıyorum,” dedirten rüzgar. Yaz aylarında Güneydoğu Anadolu başta olmak üzere tüm yurdu cehennemin fragmanına çevirir. Sadece sıcak değildir, aynı zamanda kuru ve bunaltıcıdır. Bu rüzgar eserken dışarı çıkmak, klimasız bir arabanın içinde kalmakla eşdeğer bir eziyettir.
Kıble
Adından da anlaşılacağı üzere, güneyden, kıble yönünden esen sıcak rüzgar. Akdeniz ve Güneydoğu’da etkilidir. Samyeli kadar kuru ve gıcık olmasa da sıcaklığı artırma ve kuraklığı tetikleme konusunda ondan aşağı kalır yanı yoktur. Yazın ortasında “Dışarısı yanıyor,” lafının arkasındaki gizli güçlerden biridir.
Lodos
Türkiye’nin en meşhur, en “karakterli” rüzgarı. Güneybatıdan eser. “Ilık” diye geçiştirilse de kışın soba zehirlenmelerinin, deniz seferi iptallerinin, hatta meşhur (bkz: lodos kafası) olarak bilinen baş ağrılarının bir numaralı sorumlusudur. Estiği zaman sadece havayı ısıtmaz, insanların kimyasını da bozar. Yanında genellikle bolca yağmur getirir. Kısacası, hem sevilen hem de sövülen, nev-i şahsına münhasır bir rüzgardır.