Sınavda Öğrencilerin Sorduğu Sorular
Her sınavda mutlaka ortaya çıkan ve artık klasikleşmiş bir durum. Daha ilk dakikalarda “Hocam kalem silgiyi paylaşabilir miyiz?”, “Hocam bu soruda eksik mi var?”, “Şıkları yanlış yazmışsınız hocam.” gibi sorular…
Her sınavda mutlaka ortaya çıkan ve artık klasikleşmiş bir durum. Daha ilk dakikalarda “Hocam kalem silgiyi paylaşabilir miyiz?”, “Hocam bu soruda eksik mi var?”, “Şıkları yanlış yazmışsınız hocam.” gibi sorular…
Öğrencilik boyunca “bitsin şu okul artık” diye isyan edilir. Ama mezuniyet sonrası iş hayatı, kira, fatura, sorumluluklar gelince akla gelen tek şey: “keşke okul bitmese, öğrenci kalsaydım.” İşte öğrenciliğin romantik…
Sınıfta herkesin hayatını kurtaran kişidir. Düzenli ders takibi yapar, hocanın söylediklerini not eder, sonra da sınıf grubuna pdf olarak yollar. Sınavdan geçen 30 kişinin 25’i bu notlarla geçmiştir ama sınavdan…
Üniversiteye yeni başlayanların klasik hareketi. Fotoğrafçılık kulübü, tiyatro kulübü, spor kulübü, ne varsa hepsine adını yazdırır. Sonra ders, ödev, sınav derken bir daha o kapıdan geçmez. Ama CV’de “kulüp deneyimi”…
Ders boyunca 14 hafta boyunca anlattıklarının zerresini sormayıp, hiç değinmediği köşeden soruları patlatması. Öğrencinin klasik tepkisi: “bunu anlatmadınız hocam?” Hocanın cevabı: “ama kaynaklarda vardı.” İşte eğitim sisteminin kara deliği.
Normalde uğramayan öğrencilerin, final haftası kütüphaneye akın ettiği dönem. Sandalyeler dolu, prizler kapış kapış, masaların üstü kitap, defter, kahve bardağı doludur. Çalışmadan çok sosyalleşilir, ama yine de “kütüphanede sabahladım” diyerek…
3-4 kişi toplanıp kiralanan, aslında “biraz daha sabit bir yurt” konsepti olan yerlerdir. Temizlik hep ertelenir, bulaşıklar dağ gibi birikir. Mutfakta kullanılan tencere aslında çaydanlıktır. Misafir geldiğinde ise herkes ev…
Saat 8.30 dersine girmişsin, uyku gözünden akıyor. Hoca da sabah sabah full enerjiyle tahtaya formülleri diziyor. Kahve tutmuyor, su içsen fayda etmiyor, tek çözüm uyumak ama o da olmuyor. O…